23 Temmuz 2009 Perşembe

Selin Abla ve Naz

Dün akşam uzun süredir görüşmediğimiz ,çok özlediğimiz misafirlerimiz vardı. Babamızın üniversiten sınıf arkadaşı Gültekin amcamız,eşi Nesrin teyzemiz ve kızları Selin(5,5) ve Naz(2,5) ziyaretimize geldiler.Amerikada yaşadıkları için kendilerini görmemiz pek kolay olmuyor.Çok mükemmel bir geceydi.İlk 5 dakikada Doruk klasik yine benim bacaklarımın arasındaydı.Ama 5. dakikada Selin ablamızın elinden tutmuş onu odasına götürüyordu.Şaşkınlıktan ne yapacağımı,ne hissedeceğimi şaşırdım.İlk defa oğlumu böyle gördüm.Bütün bir gece Selin ve Naz ile oynadı.






Bütün oyuncakları dağıttılar,koştular ,eğlendiler.Arada bir kendilerini gösterdiler bize.Arada gelip masadan yemek istedi.




Saat 10:30 da Naz uykuya daldığında Doruk ve Selin hala oynuyorlardı.Saat 23:30 da oğlumun aklına ancak uyku geldi ama Selin ablası kapıdan çıkana kadar uyumaya teşebbüs bile etmedi.Onlar daha merdivenlerden inmeden çoktan uyumuştu bile.Keşke Türkiyede yaşasaydınız .Sizi çok özleyeceğiz.Sohbetinize doyamadık.Çok özlemişiz gerçekten.İnşallah bundan sonraki görüşmemiz bu kadar uzun zaman sonra olmaz.
Doruk Selin ablasını buradaki yazıyı okuyurak hatırlayacak artık.
Sevgilerle kalın Selin,Naz,Nesrin Teyze ve Gültekin Amca...

17 Temmuz 2009 Cuma

2009 Yaz Tatili(Foça,Datça,Sarıgerme)

Bu sene Doruk artık büyüdü diyerek araba ile birkaç duraktan oluşan bir tatil planı yaptık.O sebeple 2-3 ay önce arabamızıda değiştirdik.Kocaman bir bağaja ihtiyacımız vardı artık çünkü.Pusetimizi,park yatağımızı,mama sandalyemizi,oyuncaklarımızı,kıyafetlerimiz ve mamalarımızı doldurduk bağaja.Maşallah epey büyükmüş,ben hepsini alacağını düşünmemiştim doğrusunu söylemek gerekirse.
27 Haziran Ctesi sabah 4 de sanki içine doğmuş gibi gülerek uyandı bir tanem.Ben nasıl kaldıracağız napacağız diye düşünürken.Gülücükler atmaya başladı.Böylece yola çıkmamız kolay oldu.Susurlukta kahvaltı molası vererek saat 12:00 civarı foçaya varmıştık bile.Tayfun amcamızı her zamanki gibi evinden çağırdık.Birgünde hazır beklese bizi.Bizim için ayırdığı süit oda gerçekten çok güzeldi.Teşekkür ederiz kendisine.Akşama doğru cihangir amcamız ve Tuba teyzemizde ulaşdı Foçaya.Hep birlikte 3 gün güzel bir tatil geçirdik.Herşey arkadaşlarla güzel gerçekten.








Eski foçaya gittik dondurmamızı yedik,Kingde dersimizi aldık.balık rakımızı yaptık.Tayfun amcamızın ailesini görmek güzeldi.Meltemin çocukları tan ve şebnem doruğun ilgisini çekti.Bize jimnastik gösterisi yaptılar.Pazar günü müge teyzemiz bizi ziyaret geldi.Dorukla tanıştılar sonunda.Salı sabahı foçaya ve arkadaşlarımıza veda edip ikinci durağımıza doğru yolumuza devam ettik.
Uzun ve virajlı bir 6 saat sonra datça palamutbüküne ulaştık.Bu yolculuk çokda kolay olmadı.Doruk biraz huzursuzlandı.Bük'e geldiğimizde nerede kalacağımız bilmiyorduk.Bir tane pansiyon seçtik ve yerleştik.Şansımıza çok ucuz ve güzel bir yerdi.Palamutbükü çok güzel,sakin ve temiz denizi olan bir yerdi













































anne ile eğlendik.





Kiraz yedik.












Kucakta denize girdik ki annenin beli ağrısın.












Babaya koştuk.













tavlada bana dersimi verdi oğluşum.
Akşamları kordon boyu yürümek çok eğlenceliydi.Deniz taşlı ve sığdı.Oğlum deniz kenarında taşlarla oynamaya bayıldı.Denize ise annenin kucağında girmeyi tercih etti.Herhalde kendini o şekilde güvende hissetti.Babayı bile istemedi çünkü.Palamutbükünde ailece güzel zaman geçirdik.Bük pansiyonu gerçekten güzel bir yerdi.Senelerdir oraya giden ailelerle tanışık.Emekli bir avukat bayanın açtığı pastane ve bükün liman kısmındaki kafenin müdaimi olduk.Doruk akşamları bükün bir ucundan diğerine(epey uzun bir yol)top oynayarak gitmeyi tercih etti.Çok eğlendi.Ctesi sabahına kadar da palamutbülkünde kaldık.
ctesi sabahı üçüncü yolculuğumuz sarıgermeye doğru başladı.saat 13:00 gibi iberotel saıgermeye ulaşmıştık.Gerçekten çok büyük bir arazi üzerine kurulmuş,ince ayrıntıların düşünüldüğü,ince kumdan bir sahilinin olduğu bir tesisdi.İlk olarak akşam üstü sahile götürdük oğlumu.





















Otelde birçok çocuk vardı,onlara takıldık.Akşamları çocuk kulubünde ortada onlara bakıp durdu.Yerlerde süründü,yerleri öptü.:(














Kumda kaleler yaptık,çok hoşuna gitti.yüzü gözü kum içinde kaldı















denizi tanıdık.
















Babamızla araba kullandık.






















Çok mutluyduk.











Otelde hayvanların bulunduğu bir bölüm vardı.Katır,kaplumbağa,tavuşkuşu,keçi...Katırlara doruk at babası eşek deselerde doruğun çok hoşuna gitti.Ama aynı zamanda korktu.Yanımıza yaklaşınca tırstı biraz.Kaplumbağanın peşine takıldı yürüyüşünü taklit etti.Çoçuk havuzunda babası ile epey bir zaman geçirdiler öğlen sıcağında.Normal havuzda arabamıza bindik ,ailece top oynadık.Ama bence en güzel saatler akşam üzeri kumda geçen saatlerdi.Buranın denizi çok sığ ve dalgalıydı.Doruğun girmesi zor oldu,benim kucağımda girmek istedi buradada.Yakında bel ağrısından öleceğim herhalde.

Perşembe sabahı çok sıcak bir havada tatilimiz sona erdi.Doruğu dönüş yolculuğunda perişan etmek istemediğimiz için Doruk ve ben uçak ile döndük,babamız araba ile geldi.Babaannemiz bizi kapıd karşıladığında çok mutlu olduk ,evimizi özlemişiz.Bir tailde burada sona erdi.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Babalar ve Çocukları



Babalar ve çocukları....
İkinci babalar günümüzü kalabalık ,kocaman bir aile olarak kutladık.Tüm babalar ve çocukları biraradaydı.
Biz babamızı,Engin dedemizi ve babannemizi alıp Sapancanın yolunu tuttuk sabahın erken saatlerinde.
Ev-ce(http://www.evce-sapanca.com.tr/) diye bir mekana gittik.Yeşillikler içinde kocaman bir bahçede bulduk kendimizi.


Her yerde kiraz ağaçları,dut ağaçları,Erik ,fındık..Oğlumla dedesi hemen toplarını çıkardılar ve goool başladı.Koşturmaya başladık yeşillikte.



Sabah çiğinden dolayı ayaklarımız ıslandı,ayakkabalrımız yere düşmüş kirazlardan leke oldu yani doğayla bütünleştik.





Elimizde yerden bulduğumuz yeşil ceviz.
O da ne ileride bir su gördüük.Tut elimden anne oraya gidelim.anlşılan yine iş anneye düştü.Bakalım nasıl bir yermiş.Yapay bir dere yapmışlar.Yerlerde ceviz
bulup topladık.Dereye cevip atmaya başladı bizim bızdık.Ama birilerininde o cevizleri geri alması gerekiyor.
Dedeye verdik bu görevide.Dere kenarındaki kurbağalarda bizden korktu kaçıyorlar .
Aaa anneannemiz,Hüseyin dedemiz ve büyükannanemiz gelmiş yaşasın.Dedeler iki oldu.Usulca sıvışabilirmiyim dedeler bırakıp .Anneme hoşgeldin diyebilir miyim?
Evet duydunuz Doruğun çığlıklarını kaçtığımı fark etti.Ağlayarak geliyor.O zaman kahvaltı başlasın







Ohh masamızda hazırlanmış.Limonatamız ,demlikde çayımız,köy ekmeklerimiz,gözlemelrimiz,peynir,reçel ve zeytin yağlılarımız gelmiş.Ama Doruk ne yiyecek.Yumurta birazdan geliyormuş.Böyle kocam bir aile bir arada olmak çok güzel ,keşke azra ablamız ve batın abimizde gelseydi derken aa o da ne.Karşıdan serap yengemiz,Ara,Batın ve dayımız geliyor yaşasın işte şimdi tam olduk.Bir tek elvan halamız yok .Bugün çalışıyormuş kötü oldu.
Hep beraber mamamızı yedik.Azra hemen bir köpek buldu ona bakarak yedik.zaten aşkımız Batın gelmiş bakıp bakıp gülüyor bizimkisi.Dayısı karşıdan bile laf atsa ağlıyor.Yıldızları barışmadı bir türlü.ama kuzenlerimizi çok seviyoruz.azra babın diyoruz sürekli.
Şimdi uçurtma zamanı.Uçurtmayı yapıp dedeye verdik bakın bakın uçuyor işte.Hoop dedemiz düştü ağaç köküne takılıp görevi batına verelim.O da hüsran en güzel yine anne uçurdu. :)






















Doruk Dedeleri ve babası ile






Azra köpeği rahat bırakmıyor.Çok seviyor hayvanları.



Eğlendik,yoruldum .ama çok güzel bir babalar günü geçirdik.Tüm babalarımızın babalar günü kutlu olsun.



İşte tüm babalar ve çocukları.Ne güzel bir tablo oldu.






Sabri dedemiz ve Alim dedemizede sevgilerimizi gönderiyoruz.Sizleri hiç unutmayacağız.Çok sevdik çok seviyoruz.
Anneannem yanımızdaydı en azından.














18 Haziran 2009 Perşembe

Gündüz uykumuz bire düştü

Mucize gibi birşey bizim için.
Birgün hande teyzemizle konuştuk telefonda.Artık idil gündüzleri tek uyku uyuyor akşam erkenden yatıyor çok iyi oldu dedi.
Bizde bir deneyelim bakalım nasıl olacak dedik.Kerime teyzemizden rica ettik.Birşekilde sabah oyala gezdir ama uyumasın dedik.Yavrum gözlerinden uyku akarak saati 13:00 etmişler ve 2 saat uyumuş bebeğim.Akşam üstüde parka gidince akşam uykusuda uyumadı.Akşam biz gelincede memede gözleri kapansada bizimle zaman geçirmek için dağıttı uykusunu .Böylece saat 21:00 'e kadar dayandı.Bu çok güzel birşey .Gece birkç kez kalksak da sabah 07:00'ye 08:00'e kadar uyumayı başardı.Yaklaşık 1 haftadır bu şekilde gidiyor.İstinalar olmuyor mu oluyor.Sabah yine 06:00 da uyandığımız gece uyanıp uyumadığımız oluyor ama akşam yatış saati çok iyi oldu.
Sağolasın Handecim.
Bakalım ne kadar sürecek bu güzel günler.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Doduk Ata

Kelimelerimiz giderek belirginleşiyor.Her geçen gün oğlumun söylediği kelime sayısı ve anlaşılabilirliği artmaya başladı.
Adeta biz ne dersek tekrar eder hale geldi.Çok güzel söylüyor kelimeleri.Ben sürekli inanamayan gözlerle Doruk'a bakar görüyorum kendimi.
Aaa bak bunu da söyledi şeklinde.
Babamızda her gak dediğinde beni çağırmayın modunda.Ama insan her kelimesinin mutluluğunu paylaşmak istiyor.
Bereket babannemiz varda onunla paylaşıyoruz bu mutluluğu.
Bizde bu babanne varken bizim konuşmamız çok uzun sürmez zaten.Tam bir eğitmen edası ile konuşuyor Dorukla sürekli.
Pazar akşamı en son manzara şu idi:İkiside ellerine kağıt ve kalem almışlar.Babaanne Doruk Atalay yazıyor bizimkide
Doduk Ata Doduk Ata deyip duruyordu.Gelde ısırma bu çocuğu,imkan var mı?

9 Haziran 2009 Salı

Bir Balon üç mutlu insan

Bir balon üç kişilik bir aileyi nasıl eğlendirir.Dün akşam bunu yaşadık.Doruk ,ben ve Kerem yemek yedikten sonra Ataşehirde dolaşmaya çıktık.Müthiş bir rüzgar vardı.Tam yürürken önümüze pembe bir balon çıktı.Doruğun balona bakışlarını gören bir abi yakalayıp verdi balonu oğluma.Bizimki çok sevindi.Başladı gol diye vurmaya balona.Balon rüzgarda kendi kendine uçuyor.Havalanıyor havalanıyor kaçıyor bizden .Biz minik üzülmesin diye balon gitti,bye bye diyoruz.Hoppala hava akımı havalandırıp,döndürüp dolaştırıp balonu bize getiriyor.Doruk katılıyor gülmekten,o güldükçe bizde :) Başlıyoruz ailece ataşehirde baon yakalamaya.Balon kaçıp kaçıp geri geldi bize uzun bir süre .Takii :( babamız yanlışlıkla patlana kadar balonu.Balon ditti.Biraz üzüldük ama neyseki çabuk atlattık.Çok eğlendik gerçekten çok güzel bir akşamdı.
Teşekkürler Balon kardeş.

4 Haziran 2009 Perşembe

6. Hastalık da uğradı bize

Bebeğim 4 gün yüksek ateşin sonunda dün sabah kırmızı kırmızı döküntüler döktü.Hemen Kerime Teyzemiz ile atladık arabaya Doktor amcamıza gittik.Alper Bey Doruk'un 6.hastalığa sebep olan virüse maruz kalmış olduğunu söyledi.Nereden bulaştı oğluma bu virüs anlayamadım açıkçası.6 ay -3 yaş arası çocuklrda görünen yetişkinlerde gribal enfeksiyon şeklinde belirti gösteren bir hastalıkmış.4 gün yüksek ateş sonunda yalnızca gövdesinde ve kafasında kırmızı döküntüler oldu.İştahsızlık başladı oğlumda ,gece sütünü istemiyor.
Dorukla dün birde güzel macera yaşadık.Doktor çıkıp arabamızın başına geldik.Ben ön kapıyı açıp doruğu koltuğuna oturtmak için anahtarıda ön koltuğa koydum.Kerime ablada arka kapı açılmıyor deyinde ona kapıyı açmak için yanına giderken öne kapıyıda elimde ittim.Aman Allahım meğerse kapılar anahtarı çıkarırken kilitlenmiş.Anahtar içeride biz dışarıda,çantamız telefonumuz ,cüzdanımız içeride ortada kaldık.Tek tesellim oğlum da dışarıdaydı.Taksiye atladığımız gibi soluğu babaannemizde aldık.Ben karşıya geçip Keremden yedek anahtarı alıp kadıköye gidip arabayı aldım.Doruk ve teyzesi üsküdarda kaldı.akşam babmız getirdi onları.Zor bir gün oldu açıkçası.
Oğluşum çabucak iyileş olur mu?Seni çok seviyorum bebeğim.