20 Kasım 2010 Cumartesi

İdiller Bizde.






Kasım ayında sonunda İdiller ile tekrar görüşebildik. Ve kısa zamanda çokta eğlendik. Oğlum bütün oyuncaklarını İdille çok güzel paylaştı,büyümüş benim yakışıklım.
Hande Teyzemizin söylediğine göre ertesi gün İdil'e Doruklarda eğlendinmi kızım bir daha gidelim mi? diye sorduğunda , İdil ayakkabılığa koşmuşhemen ayakkabılarını eline almış. Doruk doruk demiş.







Çocukluk arkadaşlıkları inşallah bir ömür boyu sürer.

13 Eylül 2010 Pazartesi

Ramazan Bayramı


Bu bayram arifeden köyümüze gittik.Çok da iyi oldu doğrusu.

Köye ulaşır ulaşmaz mezarlığa gittik,herkes mezarlıktaydı.Dedemin ziyaretinden sonra eve dönüp bahçenin keyfini çıkardık.Babamız yeni merakı olan fotograf çekmeye başladı hemen(Otun,böceğin,meyvelerin..)Bizse oğlumla incir ,üzüm ne bulursak attık mideye :)

Doruk Bey her zamanki gibi kendini sevdirmedi kimseye ,yanına 1 metre yaklaşabilmek herkese verilen bir onur değil.Ozan abimiz,Batın ve Azra bu onura sahip olan şanslılar.




Bayram sabahı bizim köyde herkes şekerini ,çikolatasını alıp kapının önünde sıraya geçer.Çocuklar da bayramlıklarını giyip ,ellerinde sepetleri kapı kapı dolaşığ şeker toplar.Bu bayram bu olaya yaşayabilecek olmamız çok güzeldi.Gece 01:00 de yatmasına rağmen uykuda giydirdim oğlumu saba 07:30 da.O da sağolsun uyanınca çok huysuzluk yapmadı.Azra,Doruk ve ben topladık şekerlerimizi.Herkesin sepetimize şeker atması Doruk'un çok hoşuna gitti ,atsınlar diye her kapıya gitmek istedi.

Sonra erkekler camiden gelince ikinci ritüel bayramlaşma ve paralarımızı alma olayı başladı.Doruk kimsenin elini öpmediği gibi paralar içinde beni adres gösterdi.Akşama doğru evde tam 22 kişiydi.Ananemin 4 kızı ve onların çocukları ve onların çocukları.Bahçe o kadar ama o kadar güzeldi ki anlatamam.Çocuk sesleri,birbiriniz özleyenlerin sohbetler.İnşallah bu güzel tablo uzun yıllar artarak devam eder.Bu arada en küçüğümüz Aras da yürümeyi öğrenmiş,düşe kalka çok sevimliydi bıcırık.




Cuma sabahı kahvaltıdan sonra babaannemize gittik.Akşamda bayram evde noktalandı.

Nicelerine hep beraber inşallah .

12 Eylül 2010 Pazar

Sincap 'a baskın



Uzun süredir Doruk'un arkadaşı idilllerin tekirdağ ıstranca dağlarında aldıkları sincap evlere gitmek
istiyorduk.Bayramda idillerin orada olacağını bildiğimiz için süpriz bir ziyaret yapalım dedik.Ctesi 12:30 gibi yola çıktık.Doruk klasik gitmeyelim gitmeyelim nidalarını attı tabikii.Bir oyuncak araba ile pazarlık sonucu yola çıkıldı.Arkadaşlarımız da bizi görünce sevindiler.







Hava rüzgarlı olmasına rağmen iki afacan çimlerin üstünde frizbi ve tenis oynamayı deneyerek,






Sallanarak,









anneleri ile yuvarlanarak geçirdiler zamanlarını.













İki katlı evin çatı katına tırmanıp orada merveye saldırdılar,oyun oynadılar.Biraz da oyuncak hikayesi izlendi sakinleşmek için.Doruk küçük bir kaza atlattı yine burnumuz kanadı.Doruk salıncak çarptı ,İdilde salınçaktan düştü dese de söyledikleri genelde hayal ürünü olduğu için bir muamma :))
Şarabımızı içip,kürşatın mangalda pişirdikleri ile güzel bir gün geçirdik.Çocuklarımız bizleri salladılar,beraber yuvarlandık.Gecenin sonu yemek kabusu ile sonlandı.Çorbalarını içerken oyalansınlar diye oyuncak tencerelerine pişmemiş makarna koyma hatasını yapınca ortalık karıştı.İdil makarnaları katır kutur yemeye başladı,Doruk daidile bende eskiden yemiştim sonra karnım ağrıdı doktora gittik diye vazgeçirmeye çalışıyordu bir ara çok komik bunlar yaa.Direk yazıyorlar.Sonunda makarnaları pişirerek sorunu çözdük.

Teşekkürler arkadaşlar,

Güzel bir gündü.Kışın karda tekrarlayalım.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Çook sıcak

Oğlum gerçekten zor geceler geçiriyor.Sıcaklar bizi perişan etti.Her gece 3 kere üst değiştiriyorum,birtanem her seferinde sırılsıklam.Biz gündüz evde olmadığımız için anlamıyoruz ama bu cumartesi evde kalınca anladım evin çok sıcak olduğunu.Pazar günü ne yapsak diye düşünürken Şebnem ablamız İrem'in doğum günü için kasabaya çağırdı.


Güzel bir gün geçirdik.Zaten o evde inasanın kötü bir gün geçirmesi zor :)Tüm yaz tatili boyunca havuzda hüsrana uğradığımız için Doruğun havuza gireceğini hiç düşünmeden gittik.Fakat babamızın azmiyle beyfendi sonunda havuza girdi.Baba oğul çok eğlendiler.Boncuğum gerçekten çok mutlu görünüyordu.Zor çıkardık sudan .


Sonra da irem ablamızın 19.doğum günü için pasta kestik.Oğlumun en sevdiği bölüm .İremden sonra da Doruk için üfledik mumları .






Tabiiki Doruk klasiği olarak o pasta parmak parmak yendi.Ama çok tatlı yediği için kızamıyorum ben ona.


















Hep beraber şebnem ablaların atını görmeye gittik .Her gördüğü ata aşık oldu bizimki.Aaaa anne bak ne kadar da büyümüş demesi halası ile beni bitirdi.Arkadaş sanki bebekliklerini biliyor.

Sevinç Teyze içimizdeki tek cesur olduğu için her atın yanına onu çağırıp hepsini sevdirdi teyzesine.
Güzel bir gündü.Keşke daha sık görüşebilsek.Şebnem abla size her geldiğimde kesin bir çocuk daha yapmalıyım diyorum.Çok güzel bir ailesiniz.Allah bozmasın.

8 Temmuz 2010 Perşembe

Natürköy

Bu Pazar Boralarla beraber Sapanca da kahvaltı yapmaya karar verdik.Daha önce bir arkadaşımızın blogunda gördüğümüz Natürköy tesisini denemeye karar verdik.
Yolda benzinimizi tabii ki Shell den alarak Toy Story 3 ün oyuncaklarını toplamaya başladık.
Bu pixar batırdı bizi batırdı :) Mcqueen ve arkadaşları da yanımızdaydı tabii ki .
Sapancaya kadar sorunsuz bir şekilde gittik ama mahmudiye yolunda bir sapak sonra girince kendimizi dağ yollarında bulduk.Sonunda Kerem yanlış yolda olduğumuzu kabul edince geri dönüp Natürköy'ü bulduk.
Göleti,yapma şelalesi ve ördekleri ile ehh işte diyebileceğimiz bir yerdi.10 üzerinde 6 verelim.Kahvaltı da oğluma birşey yedirememenin baskısı ile günü geçirdim .Ama öğlen alabalığı devirince beyfendi anne rahatladı. Bora ile beraber güzelce oynadılar.Birbirimizi ıslattık,top oynadık,koştuk.
Şelaleyi görünce Doruk'un ilk söylediği aa Up gibi.Adam animasyonlarla yaşıyor.
Bir haftasonuda böyle sona erdi.

31 Mart 2010 Çarşamba

İkinci Yaşımız Kutlu Olsun















Boncuğum 2 yaşını bitiriyor bugün.İnanılır gibi değil .Bu zaman nasıl hızlı akıp gidiyor elimizden.

Daha Ali Bey'in alıp elime verdiği günü dün gibi hatılıyorum .Bu benim mi emin misiniz diye soruşumu.Canım oğlum benim seni o kadar çok seviyoruz ki tahmin bile edemezsin.Senin yaptığın her hareket ,söylediğin her söz babana ve bana küçük bir mucize gibi geliyor.Birbirimize bakıp bu bizim mi demediğimiz bir akşam olmuyor.İyi ki varsın,yeni yaşın sana hep mutluluk getirsin bebeğim.

Cuma günü oğlum ilk defa okulunda doğum günü kutladı.Öğlen tatilinde arabaya atlayıp okula gittim.Babaanne ve halamızda oradaydı.Arkadaşlarımızla hep beraber pastamızı üfleyip doğum günümüzü kutladık.Bora da Doruğun misafiri oalrak okula gelmişti.Bebeğim beni görünce nasıl sevindi.Safiye Doruk'a hediye olarak Buzz 'ın oyuncağını almıştı.Bir insan bir hediye ye bu kadar sevinir ancak.Bayıldı.

Evet işte büyük gün geldi.Cumartesi günü evimiz tüm sevdiklerimle dolup taşmıştı.Sağolsunlar kimse bizi yanlız bırakmadı.Arkadaşlarımız dışında .Ama İdil dayısı evlendiği için gelemedi.Bora da Pasta kesildikten sonra gelebildi doktor randevusu uzadığı için.Ama Azra ablamız yanımızdaydı ,oğlum çok mutluydu onunla.

Pasta zamanı geldi...Doruk pastasını görünce çığlık çığlığa tabii ki.Sebebini söylememe gerek yok.

Pastayı kestikten sonra 10 dakika Azra ile ikisi pastanın her yerini parmakladılar.O kadar zevk aldılar ki manzara görülmeye değerdi.

Ve işte hediyeler...Merakla beklenen dayımızın ve ananemizin aldığı hediye.Dayımız odaya getiriyor ,herkesin gözler Dorukda.Canım dur sakin ol ...

Çok teşekkür ederiz bayıldık bu hediyeye.

Herkes sağolsun o kadar çok oyuncağımız oldu ki bu sene yaşgünümüzde.

Hep beraber nice yaşgünlerine.

27 Ocak 2010 Çarşamba

evet işte ilk kar...

Uzun süredir beklediğimiz an geldi.Oğlum sonunda kar nasıl birşey gördü. Ctesi babamızı dışarı çıkmaya ikna edemedik.Ama Pazar günü sen ne yaparsan yap biz çıkıyoruz deyince kıyamadı bize.Hep beraber indik aşağı.Üçümüz kar topu oynadık.Oğlum bir babasına bir bana kar atmayı çok sevdi.Ama uyanık cephaneleri bize yaptırdı.Keremde sağolsun ben çocukla uğraşırken kartopuna tuttu beni. Sonrada oğlumda ikimiz minicik bir kardanadam yaptık.Çok eğlendik.














































20 Ocak 2010 Çarşamba

İdiloşun 2.yaşı

İdilimiz 10 ocak da iki yaşını bitirdi.İki koca sene geçti gitti.Hande Teyzemiz çocuklar rahat etsin diye bu sene bize ayrı doğum günü yaptı.Ufaklıklar pasta üflerken çok sevindiler.Beraber nemo izlediler.Oyuncak kavgası yaptılar.Erkekler ve prenses.




Bir seneki fark ama pozumuz aynı :)







İdile Oğlum elleri ile yaptığı hediyesini verirken .










O mumlar kaç kere yakıldılar :)

Birgün böyle olacağımız kimin aklına gelirdi ki

Arkadaşlığımız 1994 senesinde itü.Fen .Edb anfilerinde başladı.Vazgeçilmez bir dostluğa dönüştü.O zamanlar birgün bu halde olacağımızı düşünebilir miydik acaba?Hepimizin dünya tatlısı bir çocuğu var ve artık birbirleri ile oynamaya başladılar.Alp çabul sende yetiş ..
Hepiniz çok tatlısınız.Sizi çok seviyorum.















Tanıştırayım.Solda Sağa:Ege(2005) Anne :Serpil
Doruk(2008) Anne :Merve
Alp(2009) Anne Ayşe
Ada(2004) Anne:Esra
































Oyun grubundan kareler

Oğlum oyun grubunda neler yapıyor?Bende Teyzesinin bizim için çektiği fotograflar ev videolardan takip edebildiğim kadar etmeye çalışıyorum.