31 Mayıs 2009 Pazar

39 Derece Ateş

Bebeğim neden bu kadar sık ateşleniyorsun anlamış değilim.Neredeyse ayda bir kere ateşleniyoruz.Birde bağışıklık sistemi kuvvetli olsun diye halen emziyorum ama bir anlamı yok galiba.
Cuma akşamı arkadaşımız Borayı görmeye gittik.Boralar aşağı biraz geç indiği için yarım saat rüzgarda parkda kaldık.Acaba o zaman mı üşüttü bilemiyorum.Sonra rüzgarlı diye aşağıda kalma planlarımız iptal edip Boralara çıktık.Beraber yemek yediler.Birbirlerinden iştaha geldiler herhalde.Boranın sihirli topları ile oynadık bir süre.Birbirleri ile etkileşimleri saldırmak şeklinde.Birde oyuncak kavgası yapılmaya başlanmış Evrenle bunu keşfettik.

Ctesi bütün gün evde oturduk.Akşam üstü çamlıcaya parka gidip biraz salıncakta sallanıp,kaydıraktan kaydık.Ama tüm çocuklar oradaydı bir tek biz mi hasta olduk anlamadım.
Pazar telefona sarılıp nenne hemen gel dedik.Sağolsun yardımcı kuvvetimiz bir sürü oyuncakla çıkıp geldi.Oğlum nennesini görünce gülmekten kırılıyor.Çok seviyorlar birbirlerini.

AMA ATEŞ BEN SABAH ÇIKARKAN HALEN 38,5 DU :(

29 Mayıs 2009 Cuma

Assos-Truva




19 Mayıs tatilimizde kanarada kalırken yakın çevremizi gezmeyi de ihmal etmedik tabiki.
Bir günümüzü truvayı gezmeye ayırdık.Tarihi metinleri okuyup gelinciklerle seviyor sevmiyor yaptık.






Birgün öğleden sonramızı Assos'a ayırdık.Özlemişiz.Beyfendi arabasında uyurken zorlu bir yürüyüş yapıp kaleden sahile kadar yürüdük.Dondurmamızı yedik.Sezonun ilk dondurmasını yedi bir tanem.






28 Mayıs 2009 Perşembe

cumalıkızık gezimiz


Yine bir kedi gördük.Buradan ayrılmak çok zor artık.


Buz gibi akan su,Doruk durur mu hemen dalmalı.



Şelale hatırası.


Uzun süredir binmek istiyorduk.Çok güzel oldu.Yakıştı oğlum valla.


Ben bu ikiliyi çok seviyorum.Aşığım size.

Yeni bir haftasonu Doruk yine yollarda.Sabah kahvaltısını yaptıktan sonra Bursa Cumalıkızık 'a gitmeye karar verip yola çıktık.Doruk 2,5 saatlik yol boyunca uyudu.Vardığımızda zorla kaldırdık beyfendiyi.Köy gerçekten çok güzeldi.Köyün eski dokusu çok güzel bir şekilde korunmuş. Karnımız açıktığı için ilk gördüğümüz yere girip iskender yedik.Sağolsunlar oğlumada tarhana çorbası pişirdiler.biraz uğraş sonunda yemeğimizi bitirdik.

Köyün daracık yollarında oğlumla gezdik. O da ne?Bir traktör ! Haydi bakalım sıkıysa Doruk'u çek başından .Sahibinden izin istedik.Adını söylerse binebileceğini söyledi amcası.Ama biz daha adımızı söyleyemiyoruz deyip,yine de bir şansımızı denedik.Senin adın ne ?dediğimizde bir tanem yüzümüzü kara çıkarıp Doduk diye cevap vermez mi?Çok müthiş bir andı.Keremle şaşırdık.Bu an vesile oldu artık ne zaman sorsan Doduk cevabını alıyorsun.

Köyde at ve kedi görüp takıldık yanlarında.Köyün ortasından akan buz gibi suyu çok beğendi oğlum eğilip ellerini yıkadılar babası ile. Köyde biraz zaman geçirdikten sonra yakınlarda olduğunu öğrendiğimiz Seidebat Şelalesine gittik.Çoşku ile akan suya bayıldı küçük bey.Orada da bir doruk klasiği olarak pop oynadıktan sonradönüş yolculuğuma çıktık.
Feribotta kafesdeki muhabbet kuşunu izleyip fırsat bu fırsat meyvamızı yedik.Üstelikde babamız yedirdi.:) Yolda dede dede diyerek dedemize gittik.Doruk dedesi il oynamayı çok seviyor son zamanlarda çok eğleniyorlar.Dede dede diyerek evde sürekli dedesini izliyor. Bir günün daha sonuna geldik.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Kanara Kanara


Oğuzhanla veda yemeğimiz.


Babamızla kumların tadını çıkarırken...




Evet işte langırtta Doruk ve babası Oğuzhana karşı.Doruk camın üstünden toplaru almaya çalışsada kalecilikte başarılıydı.


Park vazgeçilmezdi.


Bunlarda tavşanlarımız.





İşte tesisdeki tüm toplar bizim olmalıydı.Herkesinkini kaptık.





Bu da Alp çok tatlıydı.






Horozlarla öttük.Üüü diye






19 Mayıs tatilinde müthiş bir yere gittik.
http://www.hotelkanara.com/
Ctesi sabahı erkenden yeni arabamızla yola koyulduk.Kerime teyzemizin yol için hazırladığı kek ve poğaçalarımızla arabada kahvaltımızı yaparak başladık yolculuğumuza.Doruk bey Eceabatta feribota binene kadar aralıksız uyudu sağolsun.Feribotta teyzesinin keki ile gemileri izleyerek kahvaltısını yaptı.Çanakkale de salaş bir esnaf balıkçısında balıklarımızı yedik.Oğlumda benim balığın bir parçasını götürdü etraftaki çocukların yardımı ile.İki saat sonra otelimize ulaştık.
Gerçekten çok güzel bir mekandı.Kendimizi hemen çimenlere oğlakların yanına attık .Onlara ot verdik çok zevkliydi.Daha sonra öğrendik ki gelen misafirlerin sürekli yemek vermesi sonucu geçen sene 2 tane oğlak sizlere ömür olmuş.Çeşit çeşit hayvanların ,yeşilliğin ,bol bol çocuklu ailenin olduğu bir işletmeydi.Sahipleri çok cici bir çift,oğulları Oğuzhanda çok cici bir abimizdi,çok sevdik onu.
Tanıştığımız arkadaşlarımız:Batu,Poyraz,Toprak,Alp,Zeynep ve iki tanede ingiliz arkadaşımız vardı.
Sahil kenarında oğlumla kumlarla ,sularla oynadık.Bayıldı doruk sırılsıklam yaptı kendini,denize ayaklarımız soktuk,taşları başımızdan aşağı boca ettik.
Yemek sorunumuz olur mu diye çok korkmuştum ama oğlum biz ne yediysek yedi.Çok sevindim.Garson abilerimiz sağolsun,onların yardımı ile yedik mamalarımızı. Kanarada çocukların yemesi için organik çilekler vardı.Oğuzhan abimizle toplarken Doruk da arkamızdan mama mama diye koşuyordu.Bize hiç bırakmadan hepsini yedi sağolsun.
Çooooook güzel bir tatildi babamız .Çok teşekkür ederiz sana.Seni çok seviyoruz.

14 Mayıs 2009 Perşembe

15.Ay kontrolü

Oğlum kocaman oldu.15 ayımızı bitirdik.Babaannemiz ,ben ve Doruk 15.ay kontrolümüze gittik.
Bu ay yalnızca 65 gram almışız.Ama boyumuz klasik 1 cm uzamış.Doruk yine Alper amcasını görür görmez ağlamaya başladı.Bütün bir kontrol boyunca ağladı.Su çiçeği aşımızı da olduk.
Doktorda arabalara binip kardeşlerle oynadık.Sonra babannemize gidip oyun oynadık.Bizde fırsat bu fırsat Doruk beyi bırakıp sinemaya gittik.Ne söyleyeyim iyi geldi bu kaçamak.
Oğlumda halasıile oynayıp uyumuş.Ama gece acısını çıkardı benden yine.Bu günlerde geçecekmi acaba.Uyanmadan bir gece geçirebilecekmiyim acaba?

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Yine yollardayız

Babamız sağolsun.Yine sabahın köründe bizi yollara düşürdü.Sabah 8 vapuru ile heybeliada ya doğru yola çıkmıştık bile.Oğlum da alıştı artık bu tempoya.
Vapurda kahvaltı eden insanların yüzüne o kadar dikkatli bakıyordu ki amcalar küçüğe de poğaça alalım mı diye sormak zorunda kaldılar :)
Adada kuşları ,kçpekleri,atları inceleyerek onları gördüğümüz için sevinerek piknik alanına ulaştık.Hep beraber top oynadık,çimlerde yuvarlandık,kumlarla oynadık.Mis gibi çam kokusu arasında mamalarımız yedik.Biz oyuna dalmışken adanın hırsız kargalarından biri paketi içindeki oğlumun poğaçasını çalmaz mı! Şok oldum doğrusu.sabahın alısında uyanmasına rağmen Doruk bir türlü uyumadı.Babasıda sürekli ne zaman uyuyacak diye sordu durdu.Ama Doruk uyanık dönüş yolu boyunca uyuyup eve ulaştığımızda dinlemiş ,kudurmaya hazır olmayı tercih etti.
Biz evde öğlen yemeği ile boğuşurken babannemiz imdadımıza yetişti.15 gündür birbirlerini görmüyorlardı hasret gidersinler diye onları evde bırakıp Gözde ve Ufuk 'un düğününe gittik.
döndüğümde de mışıl mışıl uyuyordu bir tanem.
Seni çok seviyorum oğlum.

Anneler Günü

Anne olmak müthiş bir duyguymuş.Hayatımın en güzel hediyesi oğlum.
Kerem'in bana verebileceği en güzel anneler günü hediyesi Doruk.
Sabah Doruk ve babası annelerini alıp Belgrad ormanına kahvaltıya götürdüler.
Çok güzel bir hava vardı.Güzel bir sabah oldu.Orada arkadaşlar bulup oynadık.
Çocuklar Keremi paylaşamadılar.
Hande ablamızın düğünü olduğu için babannemizi evine bırakıp hazırlanmak için evimize döndük.
Daha sonra sırası ile handeyi uğurlama için Nesrin teyseye,nikah dairesine ve en sonda
Çamlıcaya düğün yemeğine gittik.Doruk bey bana yemek yedirdi bütün gece.Canım benim yemekleri çatala saplayarak annesine yedirdi.Ama hiç ara vermediği için çiğnemeden yutmak zorunda kaldım.Acaba bende ona öyle mi yapıyorum diye düşünmedim diyemem.
Sahnede oynadık,dans ettik,insanları izledik,çok eğlendik.Düğün salonunda pijamalarımızı giyip,sütümüzü içip düğünden ayrıldık.
Çok yorucu ama çok güzel bir gündü.