14 Nisan 2012 Cumartesi

Bahar Aile Mangalı

Bu haftasonu deli gibi yağmura rağmen köye gitmek için verdiğimiz  kararımızdan  vazgeçmedik.Çünkü Doruk ey'e çok yağmur yağacakmış annecim gitmesek mi deyince :
Aras lara yağmur yağmayacak mı cevabını aldığımız için çıktık yola.
  Akşam üstüne doğru ulaştık köye.Önce anneannemlerde anne oğul kudurduktan sonra teyzeme gittik.Mersinden kezenim Ceyda geldiği için hepimiz onu görme bahanesi ile toplandık bu hafta köyde.Aras (Kuzenim Cüneyt'in  2009 doğumlu oğlu) bizi bekliyormuş  kapıda.Doruk hemen onun için aldığı francesco yu verdi Aras'a.Biraz birbirlerine alışma ,oyuncak paylaşamama kavgalarından sonra Azranında gelmesi ile üçlünün çıldırmaları başladı.Aman Allahım ne delirdiler görülmesi gerekirdi.Ama Kerem'i kurban olarak seçtiler kendilerine.Zavallı kocacığım ,perişan etttiler.Arada sırada gidip kurtarsamda sırayla gelip aldılar yanımızdan Kerem'i.Çocuklar gerçekten çok seviyorlar seni Keremcim.Gece yarısına doğru zor ayırdık ufaklıkları birbirinden.Bizde kuzenler kuzenler eğitim sistemi tartışmaları yaptık hararetli bir şekilde.
  Ertesi gün hava güne güzel başladı.Güneş çıktı.Bahçede epey oynadık.Örümcekli evi yoğun ısrar üzerine açtırıp kontrol ettik.Mini minnacık eriklerin tadına baktık.Öğleden sonra ise enfes bir mangal yaptık.Mangal başındakilerin ellerine sağlık.

11 Nisan 2012 Çarşamba

Lale ve Sümbül Ekimi

Uzun süredir Doruk Lale ekmek istiyordu.Dün Yönder'e konfreransa giderken Evrenle yolda çiçekçi gördük ve hemen atladık.Bora ve Doruk için ;Saksı,toprak ve tohumlarımızı aldık.
Akşam eve gidince Doruk hemen kolları sıvadı.Ben hiç karışmadık kendi kendine dikti çiçeklerini.Sonra anne biraz daha ,anne biraz daha diyerek suladı çiçeklerini.






  Şimdi işin en zor kısmı  :( Beklemek.Bakalım ne kadar sürede çıkacak çiçeklerimiz.

8 Nisan 2012 Pazar

Nezahat Gökyiğit Parkı

Sabah kalkınca dünün yorgunluğundan ölüyorduk adeta.Ama evde kalırsak bu yorgunluk geçmez diye kahvaltıdan sonra attık kendimizi sokağa.Doruk Bey'in yürümeyeceği kesin olduğundan bebek arabamızı alıp sürekli penceremizden izlediğimiz Nezahat Gökyiğit Parkına doğru yola çıktık.
Ataşehir Emniyet Müdürlüğünün yanında anayolun altından yaya yolu yapıldığından beri parka gitmek kolay oldu.En azından araçsız gidiliyor.Hava gerçekten sıcaktı.Oğlumla oynadık.Ağaç bulmacalarını çözdük.Gölde balıkları inceledik.
Sonra Mavi yunusda güzel bir balık keyfinden sonra evimizde sonlardık bu güzel Pazar gününü.





7 Nisan 2012 Cumartesi

Bahar Gel Artık

Soğuklardan o kadar çok sıkıldık ki.Ne zaman güneş biraz yüzünü gösterse atıyoruz kendimizi parka bahçeye.Bugünde Uzun süredir görüşemeyen Arladaşları buluşturmak ve temiz havanın tadını çıkarmak için Piknik Parka gittik.Burada ki hayvanları gerçekten çok seviyoruz .
  İlk iş olarak geyiklerin karnını doyurmaya gittik.Tavşanlar için götürdüğümüz havuçları geyiklerimizde yer mi diye denedik ve yiyorlarmış gerçekten.Dorukla tüm yemeği yemeğe çalışan geyiği kandırararak direk geyikleri beslemeye çalıştık.
  Yavru bir kanguru vardı.Annesinin kesesinde çok tatlıydı.Keçilerde yavrulamışlar .Her yavru annesinin kopyası ve memesinde ayrılmıyor.İdil ve Doruk keçileri beslemeyi çok sevdiler.
Elleyebilme cesareti gösterdiğimiz hayvan ise yavru bir inekti.Sevdik ,okşadık.Tavus kuşuna o kadar yalvardık ama bize kanatlarını açmadı bir türlü :((
İdilden cesaretle oğlum ilk kez midilliye bindi.Korku içinde.
 Günün en çok eğlendiğimiz kısmı ise şüphesiz araba parkında araba sürmekti.Toprak ,İdil ve Doruk Hırsız ben Polis kovaladık birbirimizi.O kadar yorulmuşum ki o arabayı kullanırken .
Sonra güzel bir mangal  sefası yaptık.Köfteler gerçekten kötüydü.Bir daha gittiğimde köfte yerine et almayı hatırlatsın bir bana.Biz biralarımız eşliğinde yemeğimizi yerken ufaklıklar yanımızdaki parkta ve top havuzunda çoştular adeta.Üçü güzel oynadılar.
  Sabah 10:00 da girdiğimiz parktan   akşam 17:00 de pestilimiz çıkmış bir şekilde ayrıldık.
Doruk 3 dakika içinde sızmıştı.




Çooooook güzel bir gündü.Sağolasınız arkadaşlar.İyi ki varsınız.

2 Nisan 2012 Pazartesi

İNSAN BİR

  Artık iyice büyüdüğünü ,aklının her türlü cinliğe çalıştığını bazı zamanlar o kadar güzel gösteriyorsun ki annecim.
  Dün malum 1 Nisandı .Ben de Doruk 'a bugün şaka günü insanlara şakalar yapılır diye anlattım.Sabah babamıza yapalım dedim .Babasının yanına gönderdim ama ikisi birlikte kucak kucağa gelip ,beni sıcak yatağımdan kaldırdılar.Babasının tenise gitmek için hazırlandığını görünce bende gelmek istiyorum demiş.Beni kaldırmaya geldiler.15 dakikada apar topar tenis malzemelerimizi ,beyfendinin raketlerini bulup bir de tost yaparak gittik korta.Serkan amcamız ve babamız tenis oynarken bizde kenarda oynadık oğlumla.Bir süre sonra sıkılınca babamızı izledik.Vuramıyor bak baban dedikçe, babasının vuruşlarını saymaya başladı.Bak 3 kere vurdu diye.Babamızın başaramamasını kabul etmiyor ama anneye gelince beceriksiz anne beceriksiz anne diye tezahurat yapıyor hayırsız.Sonra üşüyüp döndük oğlumla eve.
  Akşama babaannemize gittik .Hadi gel Elvana nisan 1 yapalım deyince atladı bizimki.Hadi git odasına ,hala arkadaşın Beste gelmiş, kapıda de dedim.Halamızda nasıl diye kapısını açınca bizimki insan 1 diye atıldı.Sonra gece boyunca bizi keklemeye çalıştı ve becerdi işin doğrusu.
-Anne elim çok acıyor baksana ..
-Ne oldu oğlum nereye çarptın ?
-İnsan 1

-Anne ben doymadım karnım aç
-Doğru düzgün yeseydin yemeğini
-İnsan 1

Anneannesini aradı sonra normalde hayatta konuşmaz telefonda
-Anane annem çok hasta ,bayıldı.Yarın mutlaka gelmen lazım
-Ne oldu oğlum ?
-Doruk söylesene şaka olduğunu
-Yok yarın gelsin o zaman söyleyelim
Yeterki anane gelsin istanbula :))

ÇAbuk kapıyorlar vesselam.

12 Şubat 2012 Pazar

Doruk 4 Yaşında

Küçük bebeğimiz dört yaşını bitirdi.Zaman çok çabuk geçiyor gibi bir klişe söylemeyeceğim açıkçası ,o kadar da hızlı değil :) Ama Doruk dan önce ve Dorukdan sonra diye yaşamımız ikiye ayrılıyor bunu asla inkar edemeyiz.Yaşama dair herşey D.S çok değişti.Herşey ona göre düzenleniyor ,yaşamımızın merkezinde o var artık.Önceliklerimiz,isteklerimiz ,planlarımız .
  Her ne kadar bazen onsuz zaman geçirmek istesekde ,bu zaman diliminde kendimizi Dorukdan bahsederken buluyoruz.
  Ben etrafımdaki insanları seven bir insanımdır her zaman ,anneme ,kereme,aileme ve arkadaşlarıma beslediğim sevginin çok büyük olduğunu düşünürdüm D.Ö .Ama Doruk'un sevgisini tadınca aradaki farkı anladım.
  Hiç ama hiçbir şeyle ölçülmeyecek bir sevgiymiş senin sevgin bebeğim.Sana olan sevgimi kelimelerle anlatmak maalesef imkansız ama sen bunu bakışlarımdan anlıyorsun bunu biliyorum.
İyi ki yaşamımıza dahil oldun,iyi ki doğdun bebeğim.

Doğum Günü Listesi

Herkese Merhaba,
Doruk bu sene doğum günü hediye listesini hazırladı.Ne alsam acaba diye kararsız kalanlara kolaylık olsun :)Listedeki Ürünleri sizlerle bu sayfadan Paylaşıyoruz.Bunlardan birini almak isteyen olursa altına o oyuncağı alacağı notunu girerse böylece herkes için kolaylık olur.Valla her akşam bana listeye birşey ekletiyor işim zor :))


Ben10 Alien Creation Chamber


 



 
Tonton Hippolar


 

                                                            

Joko Brrrrr Penguen


Davetiyemizi ayrıca ileteceğiz sizlere .Sevgiler

21 Ocak 2012 Cumartesi

Mickey'nin Çılgın Yolculuğu






Cumartesi günü için Mickey'nin Çılgın Yolculuğuna bilet almıştık.Saat 16:00 de çıksak 2 saatte rahatlıkla yetişiriz diye düşündük.Fakat öncesinde ETS ye gidip tatil rezervasyonu yapmaya kalkınca yola çıkışımız yarım saat geçikti.İşte herşeyin bozulduğu nokta burasıydı bence.Yavru kuşlar yola çıkmadan uyuyakaldılar.Planda buydu aslında yolda dinlensinlerki gösteride huysuzlanmasınlar demiştik.Ama ORA gösteri merkezinin bu kadar bulunamaz bir yerde olacağını planımıza katmamıştık tabiiki.Aman Allahım geceye damgasını vurdu.Bir daha dünyanın en mükemmel gösterisi dahi olsa eğer lokasyon ORA ise asla diyorum.Ulaşım kötü,mekan kötü,oturma düzeni kötü.Tek güzel şey gerçekten gösterinin kendisiydi.Bu gösteri Maslak Tim Center da olsaydı mükemmel olurdu bence.
  Oraya ulaşma saatimiz 17:55 filandı herhalde.Tabiiki salonun ışıkları kararmış ve gösteri başlamıştı.Girmek için kapıyı açtığımızda mekanın karanlığını görünce Bora ve Doruk için kabus başladı.Bora tamamen kendini yerlere attı.Doruk ise klasik çok korktuğunu içinden ağlayarak gösterdi.Çikolata ,şantaj,tehtid Allah ne verdiyse deneyip soktum ben Doruk'u.Yerimizi bulup oturma imkansızdı sahneyi güzel gören kimseyede bulaşmayan bir yer bulup oturduk.Korktu gerçekten ama karakterleri gördükçe yüzüne gülümsemenin yayılmasını izlemek çok zevkliydi.Woody ve Buzz sahneye çıkınca o kadar mutlu oldu ki,o gülme herşeye değerdi.Ara olunca arkadaşımız Boraları arayıp çağırdık.Hazır ışıklar yanmışken Borada içeriye girdi.Aldığımız biletlerle alakasız bir yer bulup oturttuk çocukları.Boranın o kadar da korkunç değilmiş demesi çok tatlıydı.Bu çocukların korkularını ne zaman ve nasıl yenebileceğiz bilmiyorum.
  Çıkışta da yine kaybolarak Forum'a gidip geceyi burada yenilen yemekler ve oyun salonunda kazanılan şekerlerle kapattık.

17 Ocak 2012 Salı

Kar gördük saldırdık.

Bugün işe gitmek için dışarı çıkınca Servisimizin gelemediğini öğrendim.Bunun üzerine eve dönüp oğlumu aldım.Arkadaşlarımız Derya ve Ada da aşağıda kartopu oynuyordu.Bizde bu fırsatı değerlendirip hepimiz güzel bir kartopu savaşı yaptık.Hedef bendim ama çok zevkliydi.

6 Ocak 2012 Cuma

Yeni Yıl Ateşle Geldi

Yeni yıldan önce Perşembe günü eve gittiğimde oğlum beni ateşle karşıladı.Klasik bir ateş vakası diye düşündüm.Yeni yıla kadar atlatırız herhalde diye umutluydum.Ama bırakın yeni yıl gecesini 30 Aralık -5 Ocak arasu tam 8 gece 39-39,5 arasını zorlayan çok belalı bir ateşle mücadele ettik.Boğaz kültürümüz negatif çıktığı için Alper amcamız kendi kendine yener umudu ile antibiyotik vermedi.7.gün hala 40'ı zorlayan ateşi görünce mecbur kaldı direnmeye.Tabiiki bu sürede bebeğim halsizlikten bitti.İştah tamamen yok oldu.Sütle yaşar hale geldi.Halsizim ,gücüm yok diye dolaştı evde .Dün antibiyotiğe başladık,deliksiz bir uyku geçirdik.İnşallah kendini toplayacak bebeğim.Bir hafta okuldanda mağrum kaldı.Hali yok diye televizyonada sardık bu arada iyice o sebeple soğudu okuldan ,gitmek istememeler başladı .Bakalım gelecek günler neler gösterecek.
 Büyükler boşuna dememişler hasta olduğuna değil huyunun değiştiğine yanarım diye .