13 Eylül 2010 Pazartesi

Ramazan Bayramı


Bu bayram arifeden köyümüze gittik.Çok da iyi oldu doğrusu.

Köye ulaşır ulaşmaz mezarlığa gittik,herkes mezarlıktaydı.Dedemin ziyaretinden sonra eve dönüp bahçenin keyfini çıkardık.Babamız yeni merakı olan fotograf çekmeye başladı hemen(Otun,böceğin,meyvelerin..)Bizse oğlumla incir ,üzüm ne bulursak attık mideye :)

Doruk Bey her zamanki gibi kendini sevdirmedi kimseye ,yanına 1 metre yaklaşabilmek herkese verilen bir onur değil.Ozan abimiz,Batın ve Azra bu onura sahip olan şanslılar.




Bayram sabahı bizim köyde herkes şekerini ,çikolatasını alıp kapının önünde sıraya geçer.Çocuklar da bayramlıklarını giyip ,ellerinde sepetleri kapı kapı dolaşığ şeker toplar.Bu bayram bu olaya yaşayabilecek olmamız çok güzeldi.Gece 01:00 de yatmasına rağmen uykuda giydirdim oğlumu saba 07:30 da.O da sağolsun uyanınca çok huysuzluk yapmadı.Azra,Doruk ve ben topladık şekerlerimizi.Herkesin sepetimize şeker atması Doruk'un çok hoşuna gitti ,atsınlar diye her kapıya gitmek istedi.

Sonra erkekler camiden gelince ikinci ritüel bayramlaşma ve paralarımızı alma olayı başladı.Doruk kimsenin elini öpmediği gibi paralar içinde beni adres gösterdi.Akşama doğru evde tam 22 kişiydi.Ananemin 4 kızı ve onların çocukları ve onların çocukları.Bahçe o kadar ama o kadar güzeldi ki anlatamam.Çocuk sesleri,birbiriniz özleyenlerin sohbetler.İnşallah bu güzel tablo uzun yıllar artarak devam eder.Bu arada en küçüğümüz Aras da yürümeyi öğrenmiş,düşe kalka çok sevimliydi bıcırık.




Cuma sabahı kahvaltıdan sonra babaannemize gittik.Akşamda bayram evde noktalandı.

Nicelerine hep beraber inşallah .

12 Eylül 2010 Pazar

Sincap 'a baskın



Uzun süredir Doruk'un arkadaşı idilllerin tekirdağ ıstranca dağlarında aldıkları sincap evlere gitmek
istiyorduk.Bayramda idillerin orada olacağını bildiğimiz için süpriz bir ziyaret yapalım dedik.Ctesi 12:30 gibi yola çıktık.Doruk klasik gitmeyelim gitmeyelim nidalarını attı tabikii.Bir oyuncak araba ile pazarlık sonucu yola çıkıldı.Arkadaşlarımız da bizi görünce sevindiler.







Hava rüzgarlı olmasına rağmen iki afacan çimlerin üstünde frizbi ve tenis oynamayı deneyerek,






Sallanarak,









anneleri ile yuvarlanarak geçirdiler zamanlarını.













İki katlı evin çatı katına tırmanıp orada merveye saldırdılar,oyun oynadılar.Biraz da oyuncak hikayesi izlendi sakinleşmek için.Doruk küçük bir kaza atlattı yine burnumuz kanadı.Doruk salıncak çarptı ,İdilde salınçaktan düştü dese de söyledikleri genelde hayal ürünü olduğu için bir muamma :))
Şarabımızı içip,kürşatın mangalda pişirdikleri ile güzel bir gün geçirdik.Çocuklarımız bizleri salladılar,beraber yuvarlandık.Gecenin sonu yemek kabusu ile sonlandı.Çorbalarını içerken oyalansınlar diye oyuncak tencerelerine pişmemiş makarna koyma hatasını yapınca ortalık karıştı.İdil makarnaları katır kutur yemeye başladı,Doruk daidile bende eskiden yemiştim sonra karnım ağrıdı doktora gittik diye vazgeçirmeye çalışıyordu bir ara çok komik bunlar yaa.Direk yazıyorlar.Sonunda makarnaları pişirerek sorunu çözdük.

Teşekkürler arkadaşlar,

Güzel bir gündü.Kışın karda tekrarlayalım.