Bayramın ikinci günü köyümüze gittik.Biz ulaştığımızda ev ahalisi kahvaltıya oturuyordu.Kısa bir alışma sürecinden sonra Doruk ve Azra evde koşturup saklambaç oynamaya başlamışlardı.Bende ailemle güzel bir kahvaltı yaptım.Sonra hemen bahçeye indik,hörbiyi çıkarıp gezdik.Bahçeden üzüm kopardık beyfendi afiyetle indirdi mideye kokulu siyah üzümleri.Çiçekleri kokladık,kedilerin birbirini sevmesini izledik.Batın ve ozanla top oynadık.Sonra Cüneyt ve Burcu Aras bebeği getirdiler.Bu Aras'ı ilk görüşümüzdü.Çok merak ediyoduk doğrusu.ama anlattıkları gibi sürekli ağlıyor.Kucağıma alıncada oğluşum ağlamaya başladı.Doruk için kardeş olayının daha imkansız olduğunu bir kez daha anladım.Beni kimseyle paylaşamıyor.Hoşuma gitmiyor mu gidiyor valla.
Akşama kuzenim Ceydanın nişanı vardı.Doğduğu günü dün gibi hatırlıyorum.10 yaşındaydım.Zaman hızla geçiyor.Hep beraber hazırlanıp nişana gittik.Azra ve Doruk ortalarda koşturup,dışarıda taş attılar,Kerem'e emanettiler o gece.


Eğlendik,oynadık,verdik kızımızı.Doruk ve babası erken gittiler ananemizin evine.
Ama gece onikide eve gittiğimde hala ayaktaydı bizim yaramaz.Batın ve Ozan yatmayınca yatmamış,abi abi deyip gelmiş.Oynamışlar.Ben gidince yatağımız yapıp yattık.Doruk Bey'e klasik bebek yatağı yaptık iki koltuğu birleştirerek.Çok sevdi.Sabah ona kadar aralıksız uyudu şaşırdım valla.
Ertesi gün Doruk,Azra ve ben köyün tatıdı çıkardık.Hava çok güzeldi.Üçümüz köyün sokaklarında şarkılar söyleyerek koşturduk.traktöre bindik,komşuların verdiği meyveleri yedik,arıları izledik.Onların hikayesini nasıl bal yaptıklarını anlattım onlara çok ilgilerini çekti,dinlediler.Mezarlığa gidip dedemin çiçeklerini suladık.Kanalda yüzen kurbağalara bakıp suya taş attık.Çalılarda teyzemin topladığı böğürtlenlerin hepsini Doruk yedi.Azra bir tane yedi,Doruk bir avuç dolusu.Çok ama çok eğlendik iyiki bugün burada kalmışız.İyiki köyümüz var.